
Anneciğim'in anısına..........
Kıvırma
Malzeme:
5 adet yufka
1 kase yoğurt
3 yumurta
yarım bardak sıvı yağ
250 gr. beyaz peynir
ya da taze lor
maydanoz
Yapılışı:
Yufkamızı serelim ve sıvı yağ ile fırça ile yağlayalım.Ve rendelenmiş peynir veya taze lor ve maydanoz karışımını serpelim. İki kenarını ortada birleştirelim Dikdörtgenimsi bir şekilde 4-5 parmak genişlğinde şeritle halinde keselim ve büzerek yağlanmış veya yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizelm.Tüm yufkaları bu şekilde büzerek yerleştirelim.(Çok sıkışık olamayacak şekilde yerleştirelim.)
yumurtaları yoğurtla çırpalım ve sıvı yağını da karıştırıp böreğimizin üzerne sürelm.
170 derecede üzeri kızarıncaya kadar pişirelim.
Not:
Daha sonra yapılış aşamalarını resimleriyle yayınlayacağım.Özellikle bu gün koymak istediğim için,resimleyemedim..
Kıvırma için çok eskiden üzerine koyduğu sütü sütçüden alır,kaynatmadan ,serin bir odada 2 gün bekletir ve buna uyuşturma derdi annem..Bazı yörelerde UYNUK denir böyle bekletip börek üstü için kullanılan süte...
İnanın hiç bir tad onu vermiyor.Kaymaklı gibi oluyor o tat..
Ve börek elde açılıp biraz serilir hafif kurutularak hazırlanırdı.
Üzerine de uyuşmuş süt ,yağ ve yumurta karışımı sürülerek pişirilirdi.
Şimdi sütçü bulamadığımızdan hazır yufka ve pastörize süt ile yapıyoruz..
İmkanınınz var ise sütü kaynatmadan 2 gün bekletin ve kullanın...Nefis bir tat çıkıyor ortaya....

Anne yemeklerini özleyen kardeşlerime sevgimle......
Size anne börekleri......
Dızmana
Malzeme:
1,5 su bardağı ılık süt
1 çorba kaşığı kuru maya (pakmaya)
1 yemek kaşığı toz şeker
aldığı kadar un
tuz
İçi İçin:
Rendelenmiş peynir
Üzerine:
1 su bardağı yoğurt
yarım su bardağı sıvı yağ
2 yumurta
Yapılışı:
Mayamızı bir miktar ılık süt ve şekerle karıştırıp,kabarması in 10 dk. bekleyelim.Unumuzun ortasını açıp kabarab mayayı, kalan ılık sütü,tuzu dökelim.yoğurmaya başlayalım.Unu aldığı kadar yani kulak memesi kıvamı olana dek ekleyelim.Üzerini örtelm ve ılık bir yerde 45 dakka kabarması için bekleyelim.
Mayalanma tamamlandığında.yumurta büyüklüğünde parçaları elimizle küçük yuvarlak açalım.
Peynir koyup büzerek ortadan kapatalım ve yağlanmış tepsiye kapattığımız yeri alta gelecek şekilde koyalım.Tüm hamur btene dek bitişk şekilde yerleştirelim.Tepsde 15 dakka daha bekletelim.İyice kabarsın.
Üzerine yoğurt,yumurta ve yağ karışımını çırparak bolca sürelim.
Isınmış fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirelim...
Dızmana ve Kıvırma .....Rumeli kökenli börekler...
Anneme dair.......
Burada sevgili Anneciğim'in kendine özgü yemeklerini ve bizim alışkın olduğumuz tadları da yayınlayacağım..O, harika yemekler yapan muhteşem bir Anneydi.....
Çocukları istediğinde, günün hangi saati olursa olsun yiyecekler hazırlayacak kadar fedakar bir anne...Her konuda fedakar bir anne...Hayatı 4 çocuğuna adanmış..onlar için yaşanmış bir ömür...Ne zaman ihtiyacımız olsa ,her konuda yanımızda ve destek bir anne....Keşke bu kadar fedakar olmasaydı diyorum keşke kendi içinde yaşasaydı bu hayatı...
Ben onun becerilerini almışım genetik olarak sanırım..Biraz da fedakarlığını almışım..Onun kadar olmasa da..Ben onu bu kadar fedakar bir anne olmaması için hep uyarırdım kendin için bir şeyler yap..Çünkü ben bunu yapmayacağım derdim ..Senin kadar fedakar olmayacağım...ben kendim içinde bir şeyler yapacağım hayatı yaşamak adına...''Yapamazsın'' derdi..Annelik böyle işte..Fedakarlık..Tüm anneler gibi..
Her ikisini de yaptım ..hem fedakar hem kendi için de çok şey yapan bir anne oldum..Annem sayesinde......
Annem bana çok güzel şeyler verdi yaşama dair...Ailem çok şey verdi...Büyüyüp hayatın içine daldığımda o hijyenik dokunulmamış halimle masumca..
Ve anladım ki her şey başka dış dünyada..İş yaşamı, sosyal hayat....gerçekten o zamanlarda anladım ne güzel yetiştirmiş annem diye...
Hayatı öğrendikçe daha çok anladım değerini annem..
Hayatın acımasızlıklarına insanca karşılık verebilmeyi...Annem öğretti bana..Üzülsen de üzmemeyi..Taş atana ekmek atmayı..İyilik yapıp denize atmayı öğretti...
Şimdi ona bunu itiraf edip teşekkür ettiğim için acım biraz daha hafif..Çünkü yaşarken ''Beni yetiştirdiğin için teşekkür ediyorum..Doğruları gösterdiğin için..İyi yürekli olmayı..insanları kırmamayı..herkeze yardım etmeyi öğrettiğin için..insan olmayı öğrettiğin için..teşekkür ediyorum''diyebildiğim için içim rahat...
Nurlarda yat Annem.........
Seni her gün daha fazla özlüyorum Annemm.....

Bana anne olmanın güzelliğini yaşatan
sevgili çocuklarıma teşekkür ediyorum..
Tatlı cadım,dünya güzelim Melis
ve yakışıklı , güzel yüreklim Umur....
İyi ki doğmuş ve anne olmanın güzelliğini yaşatmışsınız bana...
ŞEHNAZ:
BU GÜN BU YAZILARI HİSSEDEREK OKUYUN..ÇOK GEÇ OLMADAN SARILIN VE ONA SEVDİĞİNİZİ SÖYLEYİN....
Mutluluk çiçekleri
YABANİ OTLARIN ARASINDA GİZLİ SAKLI KALMIŞ, ÜZERİNE DÜŞMÜŞ GÜNEŞ IŞIKLARINI İÇİNE HAPSETMİŞ EBRULİ MORUN BİRBİRİNDEN GÜZEL TONLARIYLA BEZELİ KIR MENEKŞELERİ. KOYU YEŞİL YAPRAKLARININ ARASINDA BÜYÜK BİR ALÇAKGÖNÜLLÜLÜKLE HAFİFÇE EĞİK BAŞLARI, YUKARIYA UZANMIŞ NARİN GÖVDELERİYLE ÇOK GÜZELLER. NE KADAR GİZLENİRSE GİZLENSİNLER, BURCU BURCU YAYILAN MİS KOKULARI ONLARI ELE VERİYOR. SİZLER ANNEMİN MUTLULUK ÇİÇEKLERİ...
HER AN HOYRAT BİR AYAĞIN ALTINDA EZİLEBİLECEK KADAR KORUMASIZ, HER TARAFI KAPLAYAN ARSIZ OTLARIN ARASINDA FARK EDİLMEK GİBİ BİR KAYGILARI OLMADAN ETRAFA NEŞELİ BİR GÜZELLİK SAÇARAK YAŞIYORLAR. YAŞAMA SEVİNCİYLE DOLU, SEVECEN GÖZLER GEREKİYOR ONLARI GÖREBİLMEK İÇİN… DÜNYANIN HİÇ BİR PARFÜMÜNÜN BOY ÖLÇÜŞEMEYECEĞİ GÜZELLİKTEKİ KOKUSUNDAN, GÖRÜNTÜSÜNDEN MUTLU OLABİLMEK İÇİN AŞMIŞ OLMAK GEREKİYOR BİR ÇOK ŞEYİ. İLAHİ BİR SEVGİ GEREKİYOR YÜREKLERDE. VE NE YAZIK Kİ, BU MUTLULUĞU TÜM BENLİĞİYLE, YÜREĞİYLE HİSSETMEK HER İNSANA BAHŞEDİLMİYOR… NE HERCAİ, NE DE AFRİKA, ONLAR HİÇBİR ÇİÇEKÇİ DE SATILMAYAN, YABANİ KIR MENEKŞELERİ...
BİR HIDRELLEZ GÜNÜ, YILLAR SONRA GİTTİĞİMİZ DEDEMİN KASABASINDA, KÜÇÜK FAKAT SUYU BOL VE HIZLI AKAN BİR DERENİN KENARINDAYDILAR. SÖĞÜT VE KAVAK AĞAÇLARININ ALTINDA, ANNEMİN ONLARI FARK ETTİĞİ ZAMAN YÜZÜNE YAYILAN AYDINLIK DOLU KOCAMAN GÜLÜŞÜNE NEDEN OLAN GÜZELLİKLERDİ ONLAR. O GÜN YABANİ KIR MENEKŞELERİN ONDA UYANDIRDIĞI SEVİNÇ VE MUTLULUĞUN BENİM DE YÜREĞİME YERLEŞTİĞİ GÜN OLMUŞTU. FARK EDİLMEYECEK KADAR KÜÇÜK ŞEYLERDEN MUTLU OLMAYI ANNEMDEN O GÜN ÖĞRENMİŞTİM. KÜÇÜK BİR DEMET NE GÜZEL OLURDU. EĞİLDİM KOPARMAK İÇİN. ANNEM, “DUR” DEDİ, “SAKIN HA”...
MUCİZELERE İNANMAZDIM, TA Kİ YILLAR SONRA NEREDEN ORTAYA ÇIKTIKLARINA AKLIMIN BİR TÜRLÜ ERMEDİĞİ KIR MENEKŞELERİNİ ANNEMİN MEZARINDA GÖRENE DEK... ONLARI ORADA ÖYLE KENDİLİĞİNDEN BİTMİŞ GÖRÜNCE TIPKI YILLAR ÖNCESİNİN HIDRELLEZ GÜNÜNDEKİ GİBİ KALBİMİ ISITAN SICACIK GÜLÜŞÜNÜ YENİDEN İÇİMDE HİSSETTİM. TAŞIYAMADIĞIM AĞIRLIKTAKİ HÜZNÜMÜN YERİNİ GÖKYÜZÜNDE ÖZGÜRCE UÇAN BİR KUŞUN KANADINDAN DÖKÜLEN, HAVADA DANS EDEREK YERE İNİYORMUŞ GİBİ GÖRÜNÜP DE ASLINDA YERE HİÇ DÜŞMEYEN BİR MİNİK TÜY TANESİ ALDI.
ANNEMİN GİTTİĞİ O YERLERDE MUTLU OLDUĞUNUN, YALNIZ OLMADIĞININ BİR İŞARETİ OLARAK GÖRDÜM ONLARI VE BUNUN İÇİN TÜM KALBİMLE TANRIYA ŞÜKRETTİM.....
Alıntı
Ve.......
''SENİ ÖZLEDİM ANNE
Yüreğim yerinde durmuyor,gözlerim ıslak,düşüncelerim başıboş hayallerim beni bırakmış...Gecenin ortasında sessizliği dinliyorum.İşte o an seni arıyorum anne.Ağaçlar yemyeşil,kuşlar cıvıl cıvıl,dağ tepe rengarenk çiçeklerle dolmuş,gökyüzü masmavi gülümsüyor.İşte o an seni arıyorum anne ve seni özlüyorum içten içe...
Her şey güzel,her güzel sana benziyor.Bütün güzellikler sevgi kokuyor anne,tıpkı sen gibi.O güzellerden güzel karanfilleri,gülleri kıskandıran kokunu özledim anne...
Artık geceleri beni öpmeye gelmiyorsun.Aynı öpücükle uyandırmıyorsun sabahları.Karanlık gece de,cıvıl cıvıl sabah da bana seni hatırlatıyor anne.Hani hep sabahları erkenden güneş göz kırparken dağların ardından,saçlarımı örer onlara beyaz kurdelalar takardın ya nerede o kurdelalar,nerede o şefkatinle ısınan derin sabahlar anne?
Güneş yine göz kırpıyor sabahları anne,tıpkı senin sevgiyle dolu gözlerin gibi.Hani ben küçük tahta beşiğim ve oyuncak bebeğimle evcilik oynarken bana gülerdin ya; işte o gülüşünü özledim anne.Gülüşünü,kokunu,ellerini,gözlerini...Her şeyini özledim anne.
Öyle anlar oluyor ki anne; sadece sen oluyorsun aklımda,hayallerimde...Zihnimde her şeyin aleyhime yol aldığını zannettiğim o sıkıntılı anlarda,bir de hasret ateşi düşünce yüreğime özlemin içimi yakıp kavurunca bir sesin bile çağlayanlar gibi geliyor bana.Gönlüme serpilip içimin ateşini söndürüyor sanki ah o sesin işte o anda cennetlerden müjdeler getiriyor gibidir; sımsıcak,sevgi,şefkat dolu o latif sesin...O bile yetiyor anne biliyor musun? Sonra kapanıp dizlerine,tutup ellerini saatlerce ağlamak geliyor içimden.Sımsıkı sarılıp hiç bırakmamak yüreğimi boşaltmak o deryalar yüklü sinene ve hiç ayrılmamak bir ömür boyu o sineden...O an bir misk_i amber olup tütüyor burnumda o kokun.Sevgi,muhabbet karışmış o kokun...
Hadi anne tut ellerimi,sarıl bana hem de sımsıkı sarıl hiç bırakma.Yüreklerimiz birleşsin,gönüllerimiz buluşsun.Sinelerimiz muhabbete doysun.Kalplerimiz büyüsün,büyüsün tıpkı senin şefkatin gibi bir derya olsun.Sevinç gözyaşlarımız ile sen doyasıya öp beni,ben de o güzellerden güzel kokuna doyayım...
Ne desem azdır,ne yazsam yetersiz seni anlatmaya anne...Sen bir şiiirsin yazamadığım; ölçüsüz,uyaksız.Sen göklerden bir bestesin söyleyemediğim; notasız,makamsız.Sen gözümün nuru,gönlümün sultanı,sen varlığımın vesilesi,sen cennetlerin bekçisi,goncanın gülüsün.Sen tacımsın başımdan hiç indirmediğim. 'CENNETLER AYAKLARININ ALTINDA'dururken yeter mi şiirler,şarkılar,kelimeler seni anlatmaya,seni anmaya? Şüphesiz sen, yeryüzünü kaplayan güzelliklerin en güzeline,sevginin en derin ve en yücesine,şarkıların,türkülerin,şiirlerin en hoşuna.Çiçeklerin,gülücüklerin en tatlısına layıksın.
Her şeyin en güzeli sana layık anne.Sana ne yazsam,ne söylesem,ne versem azdır anne.Senin o erişilmez duaların kadar mukaddes olmasa da bir duam var senin için.Bir de gönlümün derinliklerinden kopup gelmiş göz yaşlarım.Bilmem kabul eder misin?
Allah SENİ BAŞIMIZDAN EKSİK ETMESİN SENİ ÇOK SEVİYORUM ANNE...
Alıntı
deyin.....bu gün söyleyin yarın çok geç olabilir...''